MAYIS'TAN EKİM'E
Anadolu'nun en kadim kültür merkezlerinden birinde, her yaz size ait bir hafta.
MEDRESELER VE ANITLAR
Selçuklu mirasının yaşayan tanıkları.

Erzurum, Selçuklu mimarisinin en zengin örneklerini barındıran Anadolu şehirlerinden biridir. On üçüncü yüzyılda inşa edilen Çifte Minareli Medrese, hâlâ şehrin kalbinde sessizce durur.
Yakutiye Medresesi bugün Türk-İslam Eserleri ve Etnoğrafya Müzesi olarak ziyarete açıktır; Üç Kümbetler ise Selçuklu mezar mimarisinin en incelikli örnekleri arasında sayılır.


SOFRADA
Bir şehrin kimliği, mutfağında saklıdır.

Erzurum'un asıl markası cağ kebabıdır yatay ateşte pişirilen, ince ince kesilen, Anadolu'nun belki de en inceltilmiş kuzu hazırlığı.
Tatlıda cevizli kadayıf dolması; kahvaltıda lifli civil peyniri ve yerli ununa göre pişen koyu bir kuymak. Bir hafta sahipliği, bu eşsiz sofrayı yalnızca bir kez değil, her yaz yeniden kurabilmek demektir.
ŞEHRİN ÇEVRESİNDE
Şehrin dışına çıkan her yol, başka bir keşif.

Erzurum'un çevresi, yaz aylarında farklı bir cömertliğe bürünür. Pasinler'in bin yıllık termal kaynakları, Tortum Şelalesi'nin görkemli inişi, İspir vadisinin derin yeşili ve yaylaların serin esintisi hepsi şehirden uzanan bir günübirlik geziyle ulaşılabilir.
Summit'ten çıkan her yol, Anadolu'nun bir başka saklı güzelliğine açılır.

